Bitki Zararlıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bitki Zararlıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çekirgeler

Çekirgelerin Sistematikteki Yeri

Takım    : Orthoptera
Familya : Acrididae ve Catantopidae (Tarla Çekirgesi)
                Gryllidae  Kara Çekirgeler
                Tettigonidae (Yeşil Çekirgeler)

Çekirgelerin Tanınması:

Tarla çekirgeleri gerçek çekirge veya kısa antenli çekirgeler olarak adlandırılırlar. Bunlar kısa boylu çayır bitkileri üzerinde bol miktarda bulunurlar. Genellikle gri veya kahverengidir. Antenleri vücutlarının yarısından kısadır. Baş prothorax içine yerleşmiş gibi durur. Arka bacaklar sıçramaya elverişli şekilde gelişmiş, femur kalın, fibua uzunlaşmıştır. Tarsuslar 3 sekmentlidir. Arka bacakları ile öne sıçrar bu sıçrama ile aldıkları hızla uçmaya başlarlar. Abdomenin ilk sekmentinin her iki yanında bir çift ses alma organı bulunur. Erkekler ses çıkarma özelliğindedir. Dişilerin ovipozitörleri kısa ve kalındır.
Kara çekirgeler veya cırtlaklar olarak bilinirler ancak bir çok özelliği yeşil çekirgeye benzer, genelde koyu renkli ve antenleri uzundur. Sıçrama özellikleri zayıftır. İyi koşucudurlar. Dişilerde ovipozitör belirgindir. Erkekleri ses çıkartır. Yeşil çekirgelere çayır ve ot çekirgesi de denir. Tarla çekirgelerinden antenlerinin uzun olması ile kara çekirgelerden ise sıçrama yeteneklerinin iyi olması ile ayırt edilebilirler. Bu grubun antenleri vücut boyunca ve hatta vücudu geçecek şekilde oldukça uzundur. Dişilerin ovipozitörleri uzun ve belirgindir. Renkleri yeşil ve tek yıllık bitkiler üzerinde yaşarlar. Erkekleri ses çıkarır.

Çekirgelerin  Türleri, Biyolojisi ve Zararları:
  • Tarla Çekirgeleri: Kışı yumurta döneminde geçirirler. Yumurtayı yaz aylarında ve toprağın 2-8 cm derinliğine bırakırlar. Dişiler yumurta bırakırken salgıladıkları madde ile yumurtaların üzerini örterler ve bu madde sertleşerek yumurtaları korur ve buna yüksük denir. Türlere bağlı olarak her yüksükte 15-100 yumurta bulunur. Yumurta toprakta 9-10 ay kaldıktan sonra Nisan-Mayıs aylarında açılır. Yumurtadan çıkan nimfler çevrede bulunan bitkilerle beslenir. Nimfler 5 gömlek değiştirir ve ergin olurlar. Bazı türler yılda 2 döl verirken genelde 1 döl verirler. Temmuz ayından sonbahar sonuna kadar yaygın görülürler. bazı türler göç ederler. Bireylerin tek tek yaşadığı döneme soliter faz, toplu olarak yaşadığı ve göç ettiği faza ise gregar faz denir. İkisinin arası polifagdır. Başlıca buğdaygiller, pamuk, yonca ve bazı sebzelere zararlıdır. Yabancı otlarla da beslenirler. Sebzelerin meyve yeşil aksamında yeme zararı yaparlar. Aynı zamanda bazı bitkilerin saplarını keserlerler. Bazı türler virüs vektörüdür.
  • Kara Çekirgeler: Kışı nimf veya ergin halde geçirirler. Mayıstan itibaren erginleri doğada görülürler. Dişiler toprağa yumurtasını tek tek bırakırlar. Temmuz ayında yumurtalar açılır. Erkek ve dişiler farklı sayıda olmak üzere 8-13 nimf dönemi geçirerek ergin olurlar. Yılda 1 döl verirler. Gündüzleri gizlenip gece aktiftirler. Sebzelerin toprak altı ve toprak üstü organlarını yiyerek zarar verirler.
  • Yeşil Çekirgeler: Kışı yumurta döneminde geçirirler, Nisan ayı ortalarından itibaren yumurtalar açılır. Nimfler mayıs başından itibaren doğada görülürler. Erginleri ise Haziran-Kasım aylarında görülür. Nimfler 5 gömlek değiştirerek ergin olurlar. Dişiler yumurtalarını toprağa veya bitki dokularına tek tek bırakırlar. Erginleri öğleden sonra ve gece aktiftir. Sebzelerde zarar yaparlar.
Devamını oku »

Tarla Faresi

Tarla Faresinin Sistematikteki Yeri

Takım    : Rodentia (Kemirgenler)
Familya : Spalacidae
Tür         : Microtus Spp. (Tarla Fareleri)

Tarla Faresinin Tanınması:

Genellikle vücut tıknaz, baş büyükçe ve burun basıktır. Kuyruk vücudun yarısından uzun olup vücuda bağlandığı yerden uca kadar seyrek ve açık renkli kıllarla kaplıdır.

Tarla Faresinin Biyolojisi ve Zararı:

Toprak altında 4-6 giriş deliği olan galerilerde yaşar. Hem gece hem de gündüz aktif olmakla beraber, yaşamsal faaliyetlerinin çoğunu gece yerine getirirler. Yılda 4-6 doğum yaparlar. Her doğumda 5-6 yavru meydana getirirler. Ortalama ömrü 3-4 yıldır.
Sebzelerin yeşil aksam, tohum ve meyvelerini kemirerek zarar verirler. Bazen bitkilerin kök boğazını da kemirebilirler. Sebzelerden pancar, domates, kavun, karpuz, hıyar, çilek, mantar, patates, şalgam, havuç, soğan ve pırasa da zararlıdır. Deniz seviyesinden 2500m. yüksekliğe kadar bitki olan her yerde olurlar.

Tarla Faresinin Mücadelesi:
  • Kültürel Mücadele: Derin toprak işlemesi, ekim nöbeti, tarla temizliği, su altında bırakılması, küçük alanlarda kapan kullanılabilir.
  • Biyolojik Savaşım: Kedi, köpek, Gelincik, Sansar, Baykuş, Leylek, Yırtıcı Kuşlar ile Yılanlar doğal düşmanıdır. Doğada bunların korunması ile mücadele edilebilir.
  • Kimyasal Mücadele: Zehirli yem uygulaması (buğday ile çinko sülfür karıştırılarak hazırlanan yem kullanılır.)
Devamını oku »

Tırpan Kurdu

Tür: Agrotis İpsilon (Tırpan Kurdu)

Tırpan Kurdunun Tanınması:

Boyu 20-25 mm, kanat açıklığı 40-50 mm, vücut rengi bozkurt a benzer ön kanatlar kahverengimsi kırmızımsı, üzerinde açık renkli noktacıklar vardır. Kanat üzerinde bir kaç düzensiz siyah leke vardır. Arka kanatlar beyaz renkli, üzerinde kahverengi damarlar vardır. Yumurtalar küre şeklinde 0,5 mm çapındadır. Başlangıçta sarımsı, daha sonra kırmızımsı, açılmadan hemen önce mavimsi gri renk alırlar. Larva kalın ve küt görünümlüdür. Renk genel olarak açık ya da koyu kahverengidir. Baş kahverengidir. Olgun larvaların boyu 40-50 mm kadardır. Pupa açık kahverengi olup 20-30 mm uzunluğundadır.

Tırpan Kurdunun Biyolojisi ve Zararları:

Kışı olgun ve larva halinde geçirirler. Dişiler pupadan çıktıktan 5-7 gün sonra yumurta bırakmaya başlar. Yumurtalarını bitki yüzeyine ve toprağa yakın olacak şekilde bırakırlar. Daha sonra dişi abdomenden bıraktığı bir salgı ile yumurtaların üzerini kapatır. Yumurtadan çıkan genç larvalar yapraklar üzerinde beslenmeye başlar. 2. dönemden başlayarak toprağa inerler. Toprak altında yada gizli saklı yerlerde dinlenirler. Sadece geceleri beslenirler. Yılda 4-5 döl verirler. Yüksek nemi çok severler. Zararı bozkurtla aynıdır. Lahana, marul, biber, fasulye, endüstri, yem bitkileri, fidan ve fidanlıklarda zarar verirler.

Tırpan Kurdunun Mücadelesi:
  • Kültürel Mücadele: Ağır topraklarda konukçu bitkilerin tarımı yapılmamalı, süzek topraklar tercih edilmelidir. Yabancı otla mücadele yapılmalı, popülasyonun yoğun olduğu yerlerde bitkilerin hassas dönemi yaz aylarına denk getirilmeli, çok sıcak olduğundan yumurtalar açılmaz ve zarar azalır.
  • Kimyasal Savaşım: Bozkurtla aynıdır. 
Devamını oku »

Boz Kurt

Bozkurtların Sistematikteki Yeri

Takım    : Lepidoptera
Familya : Noctuidae
Tür        : Agrotis Sepetum (Bozkurt)

Bozkurtların Tanınması:

Boyu 20 mm, kanat açıklığı 35-40 mm'dir. Baş sarımsı gri renkli uzun kıllarla kaplıdır. Ön kanatlar sarımsı kahverengi üzerinde koyu renkli lekeler vardır. Arka kanatlar beyaz renkli, üzerinde damarlar vardır ve kanat çevresi sarımsı kahverengidir. Kanadın en dışı beyaz bir şeritle çevrilidir. Yumurtalar başlangıçta beyaz daha sonraları sarıya döner. Olgun yumurtanın rengi siyahımsı kahverengidir. Genç larvalar gri renkli olup üzerinde kırmızımsı mavi desenler vardır. Baş siyahtır. Larvaların uzunluğu 40-50 mm'dir. Pupa sarımsı kahverengi 30 mm civarındadır. Son kısmında 2 adet kanca şeklinde çıkıntı vardır.

Bozkurtların Biyolojisi ve Zararları:

Kışı olgun larva halinde toprakta geçirirler. İlkbaharda pupa olur ve pupalardan nisan mayıs aylarında ergin çıkar. Çiftleştikten sonra dişiler yumurtalarını bitki üzerine veya toprağa bırakırlar. Bir dişi en çok 1000 kadar yumurta bırakır. Ortalama bırakılan yumurta sayısı 200-300 adettir.
Genç larvalar ekinlerde beslenir. Yumurtadan yeni çıkan larva gün ışığında beslenirken, 2. döneme geçen larvalar, gündüzleri toprakta saklanıp gece beslenirler. Yeni oluşan filizleri keserek toprağa taşır ve bununla beslenirler. Larvaların özellikle gelişmiş olanları genç bitkileri toprağa yakın yerden keserek devirirler. Larvalar genellikle toprak yüzeyine yakın yerde bulunurlar. Dokunuldukları zaman kıvrılırlar. Yumurtalar 10 günde açılır, larvalar gelişimini 30-40 günde, pupa ise mevsime bağlı olarak 8-65 günde tamamlar. Sıcak koşullarında yılda 3-4 döl verirler. Larvaların geniş bir beslenme yelpazesi vardır (polifag).  Turunçgil, elma, bağ, mısır, tütün, pancar, patates, domates, patlıcan, havuç, lahana, marul gibi bitkilerde beslenir.

Bozkurtların Mücadelesi:
  • Kültürel Önlemler: Hasattan sonra yabancı otlar yok edilmeli ve toprak işlemesi yapılmalıdır.
  • Kimyasal Mücadele:
    • Zehirli Yem Uygulaması: Kepek, şeker, endosülfan karışımı)
    • Tohum İlaçlaması: İlaç hafif nemlendirilmiş tohuma kuru kuruya karıştırılır veya tohumu ıslatacak miktarda su içerisinde eritilerek tohum bu su ile ıslatılır.
    • Bandırma Yöntemi: Killi toprak ilaçlanır, ilaçlanan toprağa fideler kök boğazına kadar batırılarak çıkartıldıktan sonra dikilir.
    • Yeşil Aksam İlaçlaması: Populasyonun yoğun olduğu dönemlerde ilaçlama yapılır.
Devamını oku »

Tel Kurt

Tel Kurtların Sistematikteki Yeri

Takım    : Coleoptera
Familya : Elateridae
Tür        : Agriotes Spp. (Tel Kurtları)

Tel Kurtların Tanınması:

3 çift bacağı bulunup, 1 çift kanat vardır. Kadifemsi koyu kahverengi siyaha yakındır. Larvaları uzun sert yapılı ve kahverengidir. Larvaları uzun sert yapılı ve kahverengidir. Zararı larva döneminde yapar. Ters çevrildiklerinde sıçrayarak düzelir ve bu sırada çıt diye ses çıkarırlar. Larvaların boyu 15-30 mm arasındadır.

Tel Kurtların Biyolojisi ve Zararları:

Kışı larva, pupa veya ergin olarak toprakta veya ot yığınlarının altında geçirirler. Geceleri ışığa yönelerek uçarlar. Dişiler yumurta bırakmak için bitkinin bulunduğu nemli ve gölge yerleri seçerler. Ortalama 100-300 yumurta bırakırlar. Yumurtalarını 10, 20,30'arlı gruplar halinde bırakırlar. Yumurta ve larvalar gelişmesini tamamlamaları için neme ihtiyacı vardır. Larvalar gelişmesini 2-5 yılda tamamlarlar 2-5 yılda bir döl verirler. Genellikle sulu tarımın yapıldığı ve düzenli sulamanın yapıldığı arazilerde zararları daha sık görülür. Larvalar bitkilerin köklerini kemirerek galeriler açmak suretiyle zarar verirler. Kökleri yenen sebzeler kurur, zarar gören yumrular pazar değerini yitirirler. Kalın köklü ve yumrulu bitkilerde zarar verirler. (patates, havuç vs.)

Tel Kurtların Mücadelesi:
  • Kültürel Mücadele: Hasattan hemen sonra yaz sonunda toprak işleme ve göllendirme sulama yapılmalıdır.
  • Kimyasal Mücadele: Tohum ilaçlaması, fidelikte harç ilaçlaması, tohum ekilen ve fidenin dikileceği ocağın ilaçlanması, toprak ilaçlaması (toprak süzgeçli kova ve damla sulama ile ilaçlanır), yeşil aksam ilaçlaması, (Chlorpyrifos Ethyl, Diazinon, Endosülfan)
Devamını oku »

Yaprak Galeri Sineği

Yaprak Galeri Sineğinin Sistematikteki Yeri

Takım   : Diptera
Familya: Argomyzidae

Yaprak Galeri Sineğinin Tanınması:

Küçük yapılı sineklerdir. Renkleri siyahtan sarıya kadar değişiklik gösterir. Yumurtaları oval sarımsı renktedir. Larvaları bacaksız ve yaprakta galeri içinde bulunur. Pupaları fıçı pupa şeklinde olup bazı türler yapraktaki galeriler içinde bulunurken bazıları ise toprakta bulunurlar.

Yaprak Galeri Sineğinin Biyolojisi ve Zararları:

Yaprağı yenen bitkiler ve süs bitkilerinde ürün kalitesini bozarlar. Meyvede zarar vermediklerinden domates, hıyar gibi bitkilerde popülasyonun yüksek olmaması kaydıyla zarar vermezler.
Kışı genellikle pupa veya yumurta halinde toprakta geçirirler. Erginler uçuşmaya başladıktan sonra çiftleşirler ve yumurtayı iki epidermis tabakasının arasına mezofil doku içine bırakırlar. Dolayısıyla mücadelesi zordur. Yumurtadan çıkan larvalar hemen beslenmeye başlar ve bu sürede sürekli dolaşarak yaprağa zarar verirler. Halk arasındaki ismi haritacı'dır. Üreme hızları yüksektir. Larvalar olgunlaşınca türe göre bitki içinde veya toprakta pupa olurlar.

Yaprak Galeri Sineğinin Mücadelesi:
  • Kültürel Önlemler:
    • Dişilerin yumurta bırakmasını engellemek için sert epidermisli yada tüylü yapraklı dayanıklı çeşitler yetiştirilir.
    • Serada havalandırma pencereleri tül ile kapatılarak içeriye girmeleri engellenir.
    • Yabancı ot mücadelesi yapılır.
    • Bulaşık bitkiler uzaklaştırılır ve temiz fide kullanılır.
    • Malçlama yapılarak larvanın pupa olup toprağa geçişini ve topraktaki pupanın ergin bitkiye geçişini engellemek.
    • Sulama pupanın toprakta oksijensiz kalarak boğulmasını sağlar.
    • Topraksız tarım.
  • Biyolojik ve Biyoteknik Savaşım:
    • Tuzak bitki olarak epidermis tabakası kalın, hücre çeperi ince bitki ve fazla tüylü olmayan bitkiler kullanılmalı,
    • Sarı tuzaklar bitkinin 10-15 cm üzerinden ve 10 m'de bir yerleştirilir.
  • Kimyasal Savaşım:
    • Thiocylam Hyrogen Oxalate
    • Cyromazine
    • Cyrorfenapyr
    • Spinosad
    • Flufenoxuran
Devamını oku »

Yaprak Bitleri

Yaprak Bitlerinin Sistematikteki Yeri

Takım   : Hemoptera
Familya: Aphididae (Yaprak Bitleri)
Tür       : Aphisfabea (Bakla Yaprak Biti)
               A. Gasspii (Pamuk Yaprak Biti)
               A. Myzus  (Şeftali Yaprak Biti)

Yaprak Bitlerinin Tanınması:
  • Boyları genellikle 1,5-3,5 mm arasındadır. Ancak yavrulama öncesi dişilerin abdomenleri embriyolardan dolayı genişleyip uzayabilir. Yavrulanma sonrası ise abdomen sekmentleri birbiri içerisine girerek büzülürler.
  • Anten sekmentleri 5-6 adet ve çoğunlukla kıl şeklindedir. En sondaki sekment diğerlerine göre daha uzundur.
  • Baş aşağıya doğru kıvrılmış olup ağız parçaları alt kısımda yani ön coxoların arasına yakın bir yerde bulunur.
  • Ön kanatlar çok belirgindir. Üzerinde belirgin damarlar vardır.
  • En önemli özelliği alarm feromonu salgılayan (saldırı anında) borucukları vardır. Bazı türlerin üstü mumlu bir tabaka ile kaplıdır. Bunlar deri içinden salgılanırlar. Ayrıca anüs yoluyla fazla bitki öz suyu ve şekerli maddeleri dışarı atarak balımsı madde salgılarlar. Bunun sonucu bitki yüzeyi yapışkan bir hal alır. Bu şekerli maddelerden karıncalar ve saprofit mikroorganizmalar beslenirler.
Yaprak Bitlerinin Biyolojisi ve Zararları
  • Kış : (0) Döllenmiş yumurta ile
  • İlkbahar: Fundatrix; kış yumurtasından çıkan formdur.
  • Yaz:  Fundatrigeniae (yazlık viviparlar) Yani yaz boyunca canlı doğururlar.
    • (Kış) Primer konukçuya giderler, 2. veya 3. dölünden çıkan kanatlı dişiler partonegenetik olarak çoğalırlar ve dişi vivipardırlar. Bulundukları konukçu veya akraba bitkilere göç ederek orada kanatlı ve kanatsız döller meydana getirirler.
    • (Yaz) Sekonder konukçuya giderler, vivipar ve partonegenetik olarak çoğalırlar, dişi bireyler oluşur ve kanatsız ve dişi bireyler meydana getirirler. Sexopor (erkek ve dişi) bireyler meydana getirirler. Sexovel; kanatsız dişi, kanatlı ve kanatsız erkek, yumurta bırakmaya geçer (eşeyli üreme)
ilkbahar ve yaz boyunca partonegenetik olarak dişi bireyler oluşur. Başlangıçta kanatsız ilerleyen dönemlerde kanatlı bireylerde meydana gelir. İki üreme şekli bir birini takip eder. Dişi bireylerin meydana geldiği üreme şeklinde hep vivipar üreme meydana gelir. Bu aşamalar ise;
 Kış - (0) yani döllenmiş yumurta
  1. Fundatrix: (İlkbahar) Kış yumurtasından çıkar. Primer konukçuda görülür, dişi ve kanatsızdır, partonegenetik olarak çoğalır, vivipardırlar (Döllerin anası)
  2. Fundatrigeniae: Yazlık viviparlar, vivipardır, kanatlı ve kanatsız olabilir, fundatrixlerden meydana gelirler, iki grup halinde yazı geçirirler.
    1. (Kış) Primer Konukçuya Gidenler: Fundatrigenia nın 2. veya 3. dölünden çıkan kanatlı kanatlı dişilerdir. Partonegenetik olarak çoğalırlar ve dişi vivipardırlar. Bulundukları konukçu veya yakın akraba bitkilere göç ederek orada kanatlı ve kanatsız döller meydana getirirler.
    2. (Yaz) Sekonder Konukçuya Gidenler: Vivipar ve partonegenetik olarak çoğalırlar ve dişi bireyler oluşur ve kanatsız dişi bireyler meydana getirirler.
  3. Sexupar: Cinsiyet bakımından farklı bireyler meydana getirir. Kanatlı ve kanatsızdırlar, vivipar partonegenetik olarak çoğalan dişilerdir. Kanatlı dişi ve erkek yavrular meydana getirirler.
  4. Sexualeler: Kanatsız dişi ile kanatlı ve kanatsız erkek bireyler oluşur. Döllenmiş yumurta bırakırlar (eşeyli üreme).
Yaprak Bitlerinin Zararları:
  • Emgi zararı: Emgi yapılan yerde lekelenme meydana gelir.
  • Virüs Taşıma:
    • Non-Persistant: Virüsün bir yerden alınıp anında bir başka yere taşınması.
    • Semi-Persistant: Kısa süreli beslenmeler ile virüsün ağız parçalarına yerleşerek bir başka beslenme girişimi ile diğer bitkiye taşınması.
    • Persistan: Uzun süreli beslenmeler sonrası virüsün tamamen bünyeye girerek kana geçmesi ve burdan tükrük bezlerine gelerek çoğalması sonrası yine beslenme sırasında salgılanan tükrük ile başka bitkilere bulaşması.
Yaprak Bitlerinin Mücadelesi:
  • Kültürel Önlemler: Bitkilerin sağlıklı yetiştirilmesi ve yabancı ot savaşının iyi yapılması gerekir. Hava sirkilasyonu nu artıran ve nemi azaltan önlemler alınmalıdır.
  • Biyolojik ve Entegre Savaşım: Doğal düşmanlarının korunması gerekir. Encarsia Formasa, Uğur Böceği
  • Kimyasal Savaşım: Daltamethrin, Phosfolan, Bromophos, Diazinon, Malathion, Methyl
Devamını oku »

Sera Beyaz Sineği (Trialeurodes Vaporariorum)

Sera Beyaz Sineğinin Tanınması

Sera beyaz sineğinin erginlerinin vücut ve kanatları beyaz renktedir. Vücut uzunluğu dişilerde 1,46-1,53 mm, erkeklerde ise 1,15-1,43 mm'dir. Yumurtalar oval yapıda olup ilk bırakıldığında sarımsı renktedir. Fakat olgunlaştıkça renk giderek koyulaşır. Yumurtadan yeni çıkan nimfler açık yeşil renkli ve yassı vücutludur. Pupa soluk sarımsı beyaz renkte olup vücut kalın bir mum tabakası ile kaplıdır. Ayrıca vücut kenarını çevreleyen çok sayıda mumsu uzantılar vardır.

Biyolojisi ve Zararları:

Kışı soğuk bölgelerde pupa döneminde geçirirler. Sıcak bölgelerde seralarda yıl boyunca üremelerine devam ederler. Ergin ve nimfler genellikle yaprakların alt yüzeyinde bulunur ve dişiler yumurtalarını buralara 5-15'lik gruplar halinde daire ve yarı daire şeklinde bırakırlar. Yumurtalar küçük bir sapçıkla yaprak dokusu içerisine iliştirilir. Bir dişi yaşam boyunca 100-200 adet yumurta bırakır. Normal sera koşullarında yumurtanın açılma süresi 1-2 hafta kadardır. Toplam 4 nimf dönemi geçirirler. Gelişme süresini 15 gün ila 2,5 ay arasında tamamlalar. Konukçusu oldukça fazla olup hıyar, kavun, karpuz, kabak, fasulye, domates, patlıcan, biber başta gelmektedir. Daha çok serada zarar verirler.

Biyolojik Savaşım: Özellikle kapalı alanlarda Encarsia Formasa adlı arıcık başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Diğer mücadele yöntemleri Pamuk Beyaz Sineği ile aynıdır.
Devamını oku »

Pamuk Beyaz Sineği

Pamuk Beyaz Sineğinin Sistematikteki Yeri

Takım    : Homoptera
Familya : Aleyrodidae
Tür        : Bemisia Tabaci (Pamuk Beyaz Sineği)
Tür        : Trialeurodes Vaporariorum (Sera Beyaz Sineği)

Pamuk Beyaz Sineğinin Tanınması:

Sarımsı renkli olup vücut uzunluğu 0,9-1,4 mm'dir. Gözleri siyah renkli, antenleri 7 sekmentlidir. Vüvut ve kanatları sarı renkli ancak üzeri mumsu bir madde ile kaplandığından rengi beyaz görünür. Yumurtaları ovaldir. Yaprak içerisine girmiş bir sapcık üzerinde durur. İlk bakıldığında yeşilimsi beyaz renklidir. Daha sonra kahverengiye dönüşür. Larvalar genç dönemde yumurtalar gibi oval olup renkleri sarıdan yeşile kadar değişir. Pupanın şekli oval, rengi soluk sarıdır. Pupa gelişimini tamamlayınca kabuğunu (T) şeklinde yırtarak dışarıya çıkar.

Pamuk Beyaz Sineğinin Biyolojisi ve Zararları:
  • Kışı pupa veya larva döneminde açık arazide geçirirler. Kışın popülasyonları en düşük düzeyde olup, zararları azdır. 12 ay aktiftirler.
  • Yılda ortalama 9-14 ila 15-16 döl verirler.
  • Yaprak altında yumurta, larva, pupa ve erginlerinin hepsi aynı anda bulunabilirler ve bitki öz suyu ile beslenirler. Bu yüzden mücadelesi zordur.
  • Ergin hale geçtikten 10-20 dakika sonra aktifleşirler.
  • Erginlerin ölüm oranı yüksektir.
  • Yumurtayı tek tek veya gruplar halinde bırakırlar. Özellikle hafif tüylü yapraklara daha fazla bırakırlar ve yaprağın epidermis tabakasını delerek yumurtayı buraya bırakırlar. Bir dişi yaşamı boyunca 100-200 adet yumurta bırakır.
  • Sıcaklık 30°C' nin üstüne çıktığında yumurta sayısı artar. Sıcaklık 25°C'den aşağıya indikçe yumurta bırakma azalır. Sıcaklık 14°C'nin altında yumurta bırakmazlar. Erginlerin hareketi sıcaklığın 10°C'nin altına düştüğünde tamamen durur.
  • Yumurtalar bırakıldıktan 4-10 gün sonra açılır.
  • 4 larva dönemi geçirirler, pupa adı verilen bu dönemde beslenmezler.
  • Eşeyli çoğaldıkları gibi sıcak mevsimlerde partonegenetik olarak ta çoğalırlar. Döllemsiz yumurtalardan sadece erkek bireyler meydana gelir.
  • Gelişmesi için rüzgarsız, 30°C sıcaklık ve%70'in üzerinde nem koşulları optimum değerlerdir.
  • Bitkide hem ergin hem de larva döneminde zarar yaparlar.
  • Konukçusu oldukça fazla olup hıyar, kavun, karpuz, kabak, domates, fasulye, patlıcan ve biber başta gelenlerdir. Tütün, pamuk, bamya, yonca, yer fıstığı, patates, gül, elma...........
Pamuk Beyaz Sineğinin Zararları:
  1. Emgi Zararı: 4 larva döneminde ve ergin döneminde emgi zararı yapar. Emgi yaptığı yerde hücre yapısına zarar verdiğinden özellikle süs bitkilerinde görselliği bozar. Bazen lekelenme olur.
  2. Ballı Madde Zararı: Larvalar yaprak bitlerinde olduğu gibi balımsı madde salgılar. Çürükçül mantarlar ballı maddelere hücum ederek siyahlaşmış alanlar oluştururlar. Gaz alışverişini engeller. Yaprakta ışığı engeller, transpirasyonu engeller, sararma meydana gelir.
  3. Mumlu Atık Zararı: Hava ve su geçirimini engeller, yapraklarda gaz alışverişini engeller.
  4. Virüs Vektörü Olarak Zararı: Bazı virüs hastalıklarına vektörlük yaparlar.
Pamuk Beyaz Sineğinin Mücadelesi:
  1. Kültürel Önlemler: Yüksek nemde çok iyi üredikleri için nemin düşürülmesi, nemi düşürmek için serada sıra aralarını geniş tutmak, aşırı sulama ve gübrelemeden kaçınmak, konukçu olabilecek yabancı otları yok etmek.
  2. Biyolojik Savaşım: Doğal düşmanları (Encasia Lutea) gibi kullanılır, avcı akarlar kullanılır.

Devamını oku »

Tripsler

Tripslerin Sistematikteki Yeri

Takım    :Thysanoptera
Familya : Thripidae
Tür         : Thrips Tabaci (Tütün Tripsi)
                 Heliothrips Haemorrhoidalis(Sera Çizgili Tripsi)

Tripslerin Tanınması:
  • Vücutları uzun ve ovaldir.
  • Renk açık sarıdan kahverengiye kadar değişir.
  • Kanatlar sarımsı veya grimsi sarı renktedir.
  • Antenleri 7 segmentlidir.
  • Dişilerinin boyu 0,9-1 mm arasında, erkeklerinin boyu daha kısadır.
  • Yumurtaları beyaz renkli ve ovaldir.
  • Kanatlarının kenarlarında kirpikleri vardır.
Tripslerin Biyolojisi:
  • Kışı ergin halde toprakta veya serada geçirirler. (Bitki atıkları arasında)
  • Özellikle sıcak iklim bölgelerinde ve sera ortamında daha çok ürerler ve zarar yaparlar.
  • Dişi yumurtalarını teker teker bitki dokusu içine ve ortalama olarak 80 kadar yumurta bırakır. Yumurtaların çoğu ergine dönüşür. Partonegenetik olarak çoğalabildiklerinden erkek bireyin yokluğu üremeyi engellemez. Yaz aylarında yumurtalar 4-5 günde açılır ve yumurtadan çıkan larvalar kısa sürede beslenmeye başlar.
  • Ortalama olarak 2 nimf , prepupa, pupa, ergin dönem geçirirler.
  • Bir dölünü 20°C sıcaklıkta 18 günde tamamlar.
  • Ergin dişilerin ömrü ortalama bir ay kadardır.
  • Şubat ayından başlayarak havaların ısınmasıyla birlikte önemli popülasyona ulaşırlar.
Tripslerin Zararı:
  • Hem larva hem de ergin dönemlerinde zarar verirler.
  • Bitki öz suyunu emerler, klorofilin yapısını bozarlar. Özellikle soğan pırasa, sarımsak gibi bitkilerin yapraklarında beyaz lekelere neden olurlar.
  • Emgi sırasında başta virüs benzeri hastalıklar olmak üzere taşıyarak vektör görevi yaparlar.
  • Meyvelerde şekil bozukluğuna dahi yol açarlar.
  • Ispanak, marul gibi bitkilerde küçük noktacıklar şeklinde zarar yaparlar.
  • Geniş bir konukçu listesine sahip olup kanola, lahana, karnabahar, kavun, karpuz, kabak, hıyar, fasulye, bakla, bamya, sarımsak, soğan, pamuk, soya, domates, biber, patlıcan, tütün vs. zarar verirler. Dünyada ve ülkemizin tüm bölgelerinde çok yaygındırlar.
Tripslerin Mücadelesi:

Kültürel Mücadele: Bitkiler kuvvetli yetiştirilmeli (bulundurulmalı) ve dayanıklı çeşitler kullanılmalıdır. Epidermis tabakası kalın olan bitkileri tercih etmez. Sera içine girmesini engelleyici tedbirler alınabilir.
Biyolojik Mücadele: Aeolothrips, Chrysoperla Carnea, Deraeocoris, Nabis spp., Orius spp.
Kimyasal Mücadele: Carbaryl, Diazinon, Dichlorous, Malathion, Endosülfan, Bromophos, (Tamaron ve Folimat süs bitkilerinde kullanılır)
Devamını oku »

Danaburnu

Familya : Gryllotalpidae
Tür         : Gryllotalpa Gryllotalpa L. (Danaburnu)

Danaburnunun Tanınması ve Zararları:

Toprak altında kazdıkları tünellerde yaşarlar. Vücut rengi kadifemsi tüylerle kaplı kızıl kahverengi tonlarda bir böcektir. Ön ve arka kanatlar olmak üzere iki çift kanatları bulunmaktadır ve kanatları üst üste gelmektedir. Ön kanatlar kısa arka kanatlar uzundur. Uçma yetenekleri vardır fakat kuş gibi de uçmazlar. Yaşamsal faaliyetlerinin çoğunu toprak altında geçirirler ve iyi bir yüzücüdürler.
Başı koruyan bir zırhı vardır. Sırt kısmında boyun ve kafanın korunmasına yarar. Ön bacaklarda tırnaklar vardır. Toprağı yana doğru iterek kazma hareketi yaparlar. Vücut boyları 4-5 cm ila 7-8 cm arasındadır.
Organik madde, çiftlik gübresi ve humusça zengin gübre yığınları ile havadar toprakları tercih ederler ve yumurta bırakırlar. Fidelikler nemli olduğu için fideliklere çok büyük zarar verirler. Toprağın çok derinlerinden gitmezler. Toprak yüzeyine yakın kabarıklıklar oluştururlar. Bu da teşhisi kolaylaştırmasının yanında zararının da çok olmasına neden olur. Fide kökünü keserek zarar verirler, yeme zararı verirler, süs bitkileri ve yumrulu bitkilerin yumrularını yerler.

Danaburnunun Biyolojisi:

Yumurtaları başlangıçta beyazımsı sarımsı daha sonra sarılaşır. Kışı ergin veya nimf döneminde toprakta geçirirler. Yuvalarında biriktirdikleri gıdalarla beslenirler. Yumrulu bitkilerin bulunduğu tarlalarda görülürler. Yuvanın içini sertleştirirler. Özellikle mayıs ayında yuvayı terk ederek çiftleşirler. 300-500 arası yumurta bırakırlar fakat yumurtaların tamamı ergine dönüşmez. 3-5 yuva açarlar ve yumurtaları bu yuvalara bölüştürerek bırakarak yumurtaların üzerini kapatırlar. Yumurtadan çıkan nimf bir kaç gün sonra gömlek değiştirerek yuvayı terk eder. Bulundukları bölgeye göre 3-5 gömlek değiştirirler. Soğuk bölgelerde yılda bir döl verirken sıcak bölgelerde 3'e kadar çıkar. Humuslu topraklarda zararı çoktur.

Danaburnunun Konukçusu: Sebze, tahıl, süs bitkisi
Dana Burnunun Mücadelesi:
Kültürel Mücadele: Araziye bol miktarda su verilir. Salma sulama yapılarak boğulmalarına veya yumurtalarının bozulmasına neden olunur. Toprak işleme yapılır ve yumurtaların kırılmasına neden olunur. Gübre yığınları bırakılır, yumurta bıraktıktan sonra kaldırılır.
Biyolojik Mücadele: Biyolojik mücadele kuşlarla yapılır.

Kimyasal Mücadele:
  1.  Özellikle organik fosforlu ilaçlar tercih edilir.
  2. Endosülfan (Kepek, su, toz şeker karışımı kullanılır)
  3. Chlorpyrifos - Ethyl
  4. Parathion - Methyl
  5. Trichlorfon
  6. Zehirli yem uygulayarak mücadele edilir (İnsan sağlığı bakımından eldivenle yapılır, bitki kök bölgesine uygulanır.)
Devamını oku »

Köstebek (Kör Fare)

Köstebek (Kör Fare) nin Sistematikteki Yeri

Takım     : Rodentia (Kemirgenler)
Familya  : Spalacidae
Tür         : Leucodon Nortman (Kör Fare-Köstebek)

Köstebeğin Tanınması :

Kış uykusuna yatmazlar. Sebze tarımının yapıldığı her yerde olurlar. Görme yetenekleri yoktur. Gözleri vardır fakat bir deri ile kaplanmıştır. Algılamaları çok kuvvetlidir. Kulak kepçesi yoktur. Vücut kılları gri renkli ve griye doğrudur. Burun oldukça sert, toprağı yaracak şekildedir. Ön bacaklar toprağı kazacak şekilde arka bacaklar ise ileriye doğru itme yeteneğindedir.

Köstebeğin Biyolojisi ve Zararları:

Hemen hemen tüm hayatı toprak altında geçer. Sadece çiftleşme döneminde dışarıya çıkarlar. Bir arazide bir kürek toprağı alıp diğer bir yere koymuş gibi tümsekler oluştururlar. Bir köstebek 10-15 dekar araziye zarar verebilir. Sürekli ileriye doğru giderler. Geriye gidemezler. Genelde kalın köklü, yumrulu bitkilere zarar verirler. Patates, pancar, havuç, pırasa, şalgam gibi bitkilere önemli zararlar verirler. Ayrıca toprak altında dolaşırken karşılarına çıkan bitkilerin toprak altı organlarını keserek, kopararak, kemirerek zarar verirler. En önemli zararlarından bir tanesi de sulamayı imkansız hale getirirler. Araziye verilen su köstebek tarafından açılan galerilerin içini doldurur ve düzenli sulama yapılamaz. Bir dişi 30 gün gebe kalıp 2-4 yavru meydana getirir. Mart ve Nisan aylarında doğum yaparlar. Yavrular 4-6 aylık olunca yuvayı terk ederler.

Köstebek ile Mücadele:

Kültürel Mücadele: Galerin içi su ile doldurularak boğulmaları sağlanır.
Mekaniksek Mücadele: Kör fare kapanları kullanılarak etkili mücadele yapılabilir. Bunun için en son oluşturulmuş toprak yığını saptanır ve toprakları bir kürekle aktarılarak delik ağzı bulunur. Ortaya çıkarılan delik ağzına bir çubuk sokularak 20-30 cm'lik galeri uzunluğunun düz olmasına ve bu kısma bir başka galerinin açılmamış olmasına dikkat edilir. Eğer iki galeri çıkarsa her ikisine de kapan kurulmalıdır. Önce galerinin içine giren topraklar temizlenir. Daha sonra kurulu kapan çuhası deliğin içine yerleştirilir. Delik ağzı bir miktar otla örtülür. Tuzaklar sık sık kontrol edilir ve kör fare yakalanmış olan kapanlar tekrar başka deliklere kurulur.
Devamını oku »

Sera Bitki Zararlıları

Devamını oku »

Manaslar

Manasların Sistematikteki Yeri

Takım   : Coleoptera
Familya: Scarabeidae
Tür       : Melontha Melontha L.

Manasların Tanınması:

2 cm boyunda, iri ve kızıl kahve renkli bir böcektir. Larvaları toprakta yaşar. Bu böcekler mayıs haziran aylarından itibaren geceleri ışığa doğru uçması ile tanınırlar. Erginleri çiçek, tomurcuk ve yapraklarla beslenerek bitkilere zarar verirken toprakta yaşayan larvaları bitkilerin köklerinde beslenerek zararlı olurlar. Bu larvalar beyaz-krem renkli iri kıvrık duruşludur. Halk arasında kadı lokması ve manas olarak tanımlanmaktadır. Önce tek yıllık bitkilerde beslenen larvalar daha sonraları fidanların ve ağaçların köklerine saldırır. Özellikle saçak kökleri çıkarıp beslendiğinden bitkinin uç dallarında kurumalar başlar. Çiçek ve aşı gözleri kurur.
Çiftlik gübresinin bol olduğu ve gübre yığınlarının olduğu yerlerde daha sık görülürler. Kültür bitkilerine yeme zararı verirler.

Manasların Mücadelesi:

Kültürel Mücadele: Küçük alanlarda elle toplama en etkili yöntemdir. Akşam saatlerinde ışığa doğru uçma özelliklerinden yararlanarak yakalanabilirler. Yabancı otların temizlenmesi ve erginler yumurtalarını toprağa koyduktan sonra toprağın bellenerek havalandırılması gerekir. Sonbaharda belleme ve çapalama sonucu larvalar güneşe maruz bırakılır ve kuşlar bu larvaları avlayarak sayısını azaltır.
Kimyasal Mücadele: Bu böceğin bulunduğu alanlarda çiftlik gübresi ilaçlanıp, bekletilmeden toprağa karıştırılmalıdır. Sonbahar yağmurlarından sonra bitkilerin taç iz düşüm boyunca endosülfan terkipli ilaçlarla ilaçlanır. Zehirli yem uygulaması yapılabilir.
Devamını oku »

Fasulye Tohum Böceği

Fasulye Tohum Böceğinin Sistematikteki Yeri

Takım       : Coleoptera
Familyası : Bruchidae
Tür           : Acanthoscelides Obtectus (Fasulye Tohum Böceği)

Fasulye Tohum Böceğinin Tanınması:

Boyu 3-3,5 mm, kahverengi renkte üzerinde yanlamasına beyaz lekeler vardır. Bacaklarda dişli çıkıntılar vardır. Kahverengi gövdenin birleştiği kısım ön kısımda daralır. Vücudun alt tarafı kırmızımsı sarıdır. Yumurtalar uzun ve oval olup bir ucu sivri diğer ucu yuvarlaktır. İlk bırakıldığında parlak beyaz olup sonradan donuklaşarak süz beyaza döner. Yumurta açılmaya yakın yuvarlak ucun olduğu yerde başı belirginleşir. Larvalar yumurtadan yeni çıktığında silindirik bir yapı gösterir. Vücut önden arkaya doğru incelir. Dane içindeki larvalar ise yay şeklini alırlar. Bu durumları ile birinci larva döneminden oldukça farklılık gösterir. Pupaları açık kahverengi 3-4,5 mm boyundadır.

Fasulye Tohum Böceğinin Biyolojisi ve Zararları

Fasulye tohum böceği kışı ambardaki ürün ya da doğadaki saklı yerlerde ergin dönemde geçirirler. Mayısın ilk haftasından sonra tarlalarda görülmeye başlarlar. Temmuzun ilk yarısından itibaren de tarlalarda kurumaya başlayan kapsüllere dişiler yiyerek açtıkları bir delikten veya kapsül üzerindeki çatlaklardan ovipositorlerini sokarak yumurta bırakırlar. Yumurtaları k tek veya 4-20'lik gruplar halinde bırakırlar. Bir dişi 41-108 yumurta bırakır.
Yumurtadan çıkan larva dane içerisine girer ve danenin iç kısmını yiyerek beslenir. Bu sırada çıkardığı pisliğini de dane içinde açmış olduğu galeride bırakır. Olgun larvalar danenin kabuğuna yakın bir odacık içinde pupa olurlar. Pupa süresi 9-12 gün sürer. Daha sonra erginler fasulye kabuğundan bir kapakçık açarak dışarıya çıkarlar. Yılda ortalama 5 döl verir. Bunlarda 1-2' si tarlada geri kalanı ambarda meydana gelir. Tarlada bulaşma oranı %74' e kadar çıkabilir. Hasadı gecikmiş fasulyelerde zarar daha fazladır. Zarar gören danelerin besin değeri düştüğü gibi çimlenme gücünün kaybolması nedeniyle tohumluk değeri azalır.

Fasulye Tohum Böceğinin Mücadelesi:

Kültürel Önlemler: Tarla hasattan sonra sürülmeli ve bitki atıkları toprak içine gömülmelidir. İyi bir yabancı ot mücadelesi yapılmalıdır. Hastalıklı bitkiler sökülüp imha edilmelidir.
Kimyasal Mücadele:
  1. Ambar İlaçlaması: Tarladan gelen ürün ambara yerleştirildikten sonra ürün içindeki zararlıyı yok etmek için fumigasyon (gaz halinde ilaç) yapılmalıdır.
  2. Tarla İlaçlaması: Bitkinin alt kapsülleri ölüm dönemine girdiğinde ruhsatlı ilaçlardan biri ile ilaçlanmalıdır. 10-14 gün arayla tekrarlanmalıdır.

Devamını oku »

Lahana Kelebeği

Lahana Kelebeğinin Sistematikteki Yeri

Takım    : Lepidoptera
Familya : Pieridae
Tür         : Pieris Brassicae L. (Lahana Kelebeği)

Lahana Kelebeğinin Tanınması:

Vücut uzunluğu 20 mm, kanat açıklığı 50-60 mm'dir. Kanat rengi beyazdır. Erkeklerin kanatlarında siyah lekeler bulunur. Dişilerde ise bunlara ek olarak 3 siyah leke daha bulunur. Erginlerin vücut rengi yeşilimsi gri'dir. Yumurta rengi soluk sarı olup uzunca ve oval yapıdadır. Larvalar yeşilimsi gri renktedir. Baş siyah ve olgun larvalar 40 mm'dir. Pupa 20-24 mm sarımsı kahverengidir ve üzerinde siyah lekeler vardır.

Lahana Kelebeğinin Biyolojisi ve Zararları:

Kışı pupa döneminde geçirirler. Erginler bölgenin iklim koşullarına göre değişik zamanlarda ortaya çıkarlar. Uçma yetenekleri gayet iyidir ve yüksek popülasyonlara ulaşıp göç edebilirler. Koku nedeniyle lahana ve karnabahar tarlalarını uzaktan rahatça algıladıkları bilinir. Erginler çiçek polenleriyle beslenirler, yumurtalarını rüzgardan korunaklı yerlere bırakırlar. Lahana tarlalarında zararı sıcak ve rüzgardan korunduğu için fazla olur. Yağmurların erginler üzerindeki etkisi yüksektir. 1-2 günlük yağmur zararı önemli ölçüde azaltır.
Ömürleri 25 gün kadar olan dişiler pupadan çıktıktan 3 gün sonra yumurta koymaya başlar. Yumurtalar parlak sarı renklidir. Düzineler halinde yumurtaları konukçu bitkinin yaprağının altına bırakırlar. Ortalama olarak bir dişi 600 yumurta bırakır. 8-14 gün sonra yumurtadan larvalar çıkar. Larvalar önce toplu halde daha sonra birbirinden ayrılarak yaşarlar. Popülasyonun yoğun olduğu dönemlerde yaprak sapı ve yaprak damarları dışında bitkinin her tarafını yerler. Sonbaharda olgun larvalar duvar, çit, ağaç gövdesi gibi saklı yerlerde pupa olur ve bu dönemde kışı geçirirler. Bütün lahana çeşitleri ve şalgam lahana kelebeğinin konukçusudur.

Lahana Kelebeğinin Mücadelesi:

Kültürel Mücadele (Mekaniksel): Küçük alanlarda elle toplama en etkili yoldur. Küçük alanlarda 2 haftada bir tekrarlanır.
Biyolojik Mücadele: Nemin yüksek olduğu yerlerde larvaların bir kısmı pupa dönemine ulaşmadan funguslar tarafından yok edilir. Açıkta pupa olanların bir kısmı kuşlar tarafından yenir. En önemlisi larva paraziti olan Apanteles adlı arıcık larvaların yağ dokusuna yumurtalarını bırakır. Yumurta larva içinde açılır ve burada yağ dokusu ile beslenir. Larvanın derisini yırtıp dışarıya çıkarak zarar verir. Bacillus Thuringiensis: ilaçlama ile püskürtülür larva parazoitidir.
Kimyasal Mücadele: Dichlaruos, Carbaryl, Diazinon, Malathion.
Devamını oku »

Kırmızı Örümcek

Kırmızı Örümceğin Sistematikteki Yeri

Takım    : Acarina
Familya : Tetranychidae
Tür        : Tetranychidae Urtiea (İki Noktalı)

Kırmızı Örümceğin Tanınması ve Biyolojisi:

Genellikle çok küçüktürler, gözle zor fark edilirler, bazı türleri gözle görünmezler. İlkbaharda ilk ortaya çıktıklarında renkleri yeşilimsi-sarı, kışa girerken ise kırmızı renk alırlar. Hızlı yayılır, hızlı ürer fakat fakat doğal düşmanları çoktur. 0,5-0,7 mm oval şekillidir. Dişileri erkeklere göre daha iridir ve yuvarlaktır. Nimfleri ile erginleri arasında ayırt edici özellik bacaklarıdır. Nimf'te 3 çift, erginde 4 çift bacak vardır. 3 nimf dönemi geçirirler. Kışı toprak altında bitkinin kök boğazına yakın bir yerde döllenmiş yumurtaları vücudunda tutarak geçirirler. Baharda yaprakların alt kısmına ağ örerek bırakırlar. bazı bitkilerde ise yaprak damarları arasına korunaklı bir şekilde bırakırlar. Bir dişi 100-200 yumurta bırakır. Yumurtalar 3-5 günde açılır.

Kırmızı Örümceğin Zararları:

Üzerinde yaşadığı bitkinin yaprak öz suyunu emerek beslenirler (Emgi zararı yaparlar). Tozlu bölgelerde görülürler (Her tozun olduğu yerde görülmezler). Görülmesinde toz etkilidir. Özellikle yaprakların alt kısmından emgi yaparak zarar verir. Yapraklarda noktacıklar şeklinde lekelenmeler meydana gelir. Bu lekeler önce beyaz daha sonra da kahverengiye doğru giderek artar ve yaprak kuruyarak dökülür. Yapraklarda emgiden dolayı önce renk açılması, daha sonra da kahverengileşme, yapraklarda kuruma, kıvrılma ve şekil bozukluğu meydana gelir. Kırmızı örümcek te erken müdahale önemlidir. Klorofil miktarı %20-40 azalır, özümleme geriler. Klorofil sentezine engel olup, fotosentezi azaltır. Verim düşer. Bazı virüslere vektör lük eder. Patates Y Virüsü (PVY) ve Tütün Halkalı Virüsüne vektör lük eder.

Kırmızı Örümceğin Konukçuları: Pamuk, börülce, bezelye, çilek, kavun, hıyar, süs bitkileri vs.

Kırmızı Örümceğin Mücadelesi:

Kültürel Mücadele: Dayanıklı çeşit seçilmeli, bitki atıkları toplanıp yok edilmeli, hasta bitkiler sökülüp imha edilmeli, bitki sayısı az ve geç kalınmamışsa su ile yıkanmalıdır.
Biyolojik Mücadele: Kırmızı örümceği hastalandıran bakteri, virüs ve funguslarla mücadele edebiliriz. (stethorus spp) Doğadaki pek çok böcek türü örümceğin doğal düşmanıdır.
Kimyasal Mücadele:
Akarlar İçin: Bromopropylate , Dinobuton, Propartige, Azocylatin
Akarisit+Fungusit : Quinomethionate
İnsektisit+Akarisit: Malathion, Bromophos, Dichlorvos, Triazophos
Devamını oku »

Yeşil Kurt

Yeşil Kurdun Sistematikteki Yeri

Takım    : Lepidoptera
Familya : Noctuidae
Tür        : Heliothis Armigera (Yeşil Kurt)

Yeşil Kurdun Tanınması:

Yeşil kurt erginlerinin boyu 14-16 mm, kanat açıklığı 30-35 mm'dir. Kanat kenarlarında kahverengi bir bant bulunur. Arka kanatların dış kenarlarına yakın bölgede uçlarda dar ortası geniş kahverengi bir bant bulunur. Yumurtalar üstten basık bir görünüme sahip olup 0,5 mm çapındadır ve üzerinde çizgi şeklinde oluklar ve çıkıntılar bulunur. Larvalar ilk dönemde grimsi yeşil renkte ileri dönemlerde ise açık yada koyu yeşil veya kahverengi olabilir. Olgun larvaların boyu 35-40 mm'dir. Vücut üzerinde uzun kıllar vardır. Pupalar açık kahverengi, baş kısmı ise daha koyu kahverengidir. Pupa uzunluğu 15-18 mm'dir.

Yeşil Kurdun Biyolojisi ve Zararları:

Yeşil kurt kışı pupa döneminde ve toprakta 3-8 cm derinlikte geçirir. Erginleri nisan başından itibaren uçuşmaya başlar ve çiftleştikten sonra yumurtayı bitkiler üzerine veya bitkilere yakın yerlere bırakırlar. Yumurtaları tek tek bırakırlar. Yumurta bırakma işlemi 2-3 hafta sürer ve dişiler 300-3000 yumurta bırakırlar. Erkekler çiftleştikten bir kaç gün sonra ölürler.
Yumurtalar bir hafta sonra açılır ve çıkan larvalar yumurta kabuğunu yedikten sonra bitki dokuları ile beslenmeye başlar. Gelişmesini uygun koşullarda 2-3 haftada 6 larva dönemi geçirerek tamamlar. Olgunlaşan larva kendini toprağa atar ve burada bir hücre oluşturur. Bu hücrenin içinde pupa olur. Yazın pupalar 2 haftada açılır ve ergin çıkışı başlar. 4-5 döl verir. Larva popülasyonunun çok olduğu yerlerde kanibalizm görülür. Nemli topraklarda %35 oranında pupa ölümü olur.
Meyveler üzerinde delikler açarak içerisinde beslenirler. Beslendiği yerde saprotif mantarlar oluşarak çürümelere neden olur. Meyveye giriş-çıkışlarda meyve üzerinde çürükler ve delikler oluşturur. Yapraklarda da delikler oluşturur. Larva döneminde yeşil aksamla beslenir ve pupa dönemine geçer. Işıktan pek hoşlanmaz. Geceleri beslenir. Meyve içinde de zararı yaygındır.

Yeşil Kurdun Mücadelesi:

Kültürel Önlemler: Toprak işleme, yüksek nem sağlamak, yoğun sulama yapmak. Toprak sonbaharda sürülmeli, yabancı otlar ve hastalıklı bitkiler imha edilmeli, tuzaklar ve kovucu ışıklar kullanılmalıdır.

Biyolojik Savaşım: Apanteles spp. her türlü kelebek larvasına etkili bir bakteridir. Zararlıların dokularından girerek onları hastalandırır. Bitkiye zarar vermez. Larvaları yer. Bacillus Thurigiensis preparatları mikrobiyolojik mücadelede özellikle sebzelerde kullanılır.

Kimyasal Mücadele: Carbaryl, Endosülfan, Methomyl, Cypermethrin, Fenthion, Daltamethrin, Azinphos, Methyl.
Devamını oku »

Pis Kokulu Yeşil Böcek

Takım     : Hemiptera
Familya  : Pentatomidae
Tür         : Nazara Virudula

Pis Kokulu Yeşil Böceğin Tanınması:

14-18 mm boyunda, açık yeşil bazen de sarımsı yeşil renktedir. Dişileri erkeklerden daha iridir. 5 nimf dönemi geçirirler. Her bir nimf döneminde farlı olurlar. Erginlerin rengi yeşildir. Yumurtalar başlangıçta beyazımsı sarı, sonraları koyu sarıya döner. Yumurtaları bir paket halinde yaprakların alt yüzeyine bırakırlar veya toprakta ve korunaklı ortamlara bırakırlar. Yumurtalar uygun sıcaklık ve nemde bir haftada açılır.

Pis Kokulu Yeşil Böceğin Biyolojisi ve Zararları:

Kışı ergin dönemde toprak yarıklarında, taş-kaya altlarında ve bitki atıkları arasında uyuşuk dönemde geçirirler. İlkbaharda aktif duruma geçerler. Hemen çiftleşir ve bir kaç gün sonra yumurta bırakırlar. Yumurtayı gruplar halinde yaprağın alt yüzeyine bırakırlar. Bir dişi 260 adet yumurta bırakır. Yumurtadan 4-6 günde nimfler çıkar. Sabah erken ve akşam geç saatlerde yeşil aksamla beslenirler. Nimfler bitki öz suyunu emerek beslenirler. 5 nimf dönemi geçirdikten sonra ergin hale geçerler. Gelişme süresi geçirdikten sonra ergin hale geçerler. Gelişme süresi yumurta dönemi dahil 45-60 gün'dür. Ergin ömrü yaz aylarında 1 ay, kış aylarında 3-6 aydır.

Polifak bir zararlıdır. Bitki öz suyunu emerek beslenirler. Bitkilerin yaprak, çiçek, tomurcuk, sürgün gibi kısımlarında beslenmekle beraber en çok meyvesini tercih ederler. Meyve ve çiçek dökümüne neden olurlar. Şekil bozukluğuna yol açarlar. Genellikle generatif aksamla beslenmeyi tercih ederler. meyve üzerinde emgi zararı yaparlar. Olgun meyvenin içine tohuma kadar girebilir. Yapraklarda emgi zararı yaptığından klorofil yapısı bozulur ve beyaz dokular oluştururlar. Yılda 1-3 döl verir, üreme hızı yüksektir.

Pis Kokulu Yeşil Böceğin Mücadelesi:

Kültürel Mücadele: Topraktan kültür bitkisine ulaşmadan önce ara konukçuda beslenir. Bu yüzden ara konukçuluk yapmadan önce yabancı otlar yok edilmelidir.

Pis Kokulu Yeşil Böcek ile Biyolojik Mücadele: Asolcus Basalis (Yumurta paraziti) Her bir arıcık ortalama 150-200 yumurta bırakır. Yumurtaları parazitler. Parazitlenen yumurtalar önce grimsileşir, sonra siyahlaşır.

Pis Kokulu Yeşil Böcek ile Kimyasal Mücadele : Cypermethrin, Diazinon, Dimethoate, Malathion, Daltametrin, Azinphos, Carbaryl, Fenthion, Endosülfan, Bromophos
Devamını oku »

Kök Ur Nematodları


Takım      : Tylenchida
Familya   : Meloidogynidea
Şube        : Nemathelminthes
Tür          : Meloidogyne spp (Kök Ur Nematodu)

Kök Ur Nematodlarının Tanınması:

Erkek bireyler uzun ipliksi yapıda ve 1-1,4 mm boyunda, dişi bireyler ise limon şeklinde olup, 0,5-1,0 mm boyunda ve 0,4-,05 mm enindedir. Yumurtaları uzun ve ovaldir. Birinci larva dönemini yumurta kabuğunun içinde geçirdikten sonra dışarıya ikinci larva döneminde çıkarlar. Bu dönemde her iki cinsiyette uzun ipliksi yapıda 0,4-0,5 mm boyundadır. 3. larva döneminde dişi bireyler şişmeye başlar ve erkek bireyler ile dişiler bir birinden ayırt edilebilirler.

Kök Ur Nematodlarının Biyolojisi ve Zararları

Genelde sıcağı severler fakat kış aylarında bile gelişmelerini sürdürebilirler. İlkbaharda çiftleşen dişiler jelatinimsi bir madde salgılayarak yumurtalarını bu maddenin içine bırakırlar. Bu madde yumurtanın sürekli nemli kalmasını sağlar ve koruyucu etki yapar. 30-40' lı gruplar halinde yaklaşık 800 yumurta bırakırlar. 2,3,4 larva döneminde zarara başlarlar. Yumurtadan çıkan larvalar iplik şeklindedir. Toprakta hem yatay hem de dikey yönde hareket ederler. Konukçu olmaksızın iki yıl kadar canlılığını sürdürürler. Larvalar uygun konukçu bulunca köklerin uç kısmından girerler. Larvalar belli bir süre beslendikten sonra beslenmeyi keserek deri değiştirirler. 4. döneme geçince tekrar beslenme başlar ve daha sonra ergin hale gelirler.

Nematodlar toprağın iki metre derinliğine kadar inebilmektedir. Bu yüzden mücadelesi çok zordur. Nematodlar toprak, tohum, fide ve harç içerisinde bulunurlar. Zararı larva döneminde yaparlar. Saçak köklere hakim olan bitkilere daha çok zarar verirler. Kökün uç kısmından girerek bir salgı bırakırlar. Bu salgılar o bölgede aşırı hücre bölünmesine neden olur. Bitki köklerine kafasını sokarak tıkanıklık meydana getirirler, şişirir, çatlatır ve zarar verirler. Daha sonra başka bitkiye giderler. Nematodlar tespih tanesi gibi şişkinlik ve çürüyerek renk değişikliğine neden olurlar. Bitkilerin gelişmesini engeller ve bodurlaşmaya neden olurlar. Nematodlu bitkiler sıcaklık artışıyla birlikte şiddetli solgunluk belirtisi gösterirler. Genç bitkiler nematodun bitkiye girişinden kısa bir süre sonra kurur. Sulu tarımın yapıldığı, organik maddece zengin, humuslu ve kumlu topraklarda dünyanın her bölgesinde görülebilir. Polifak zararlı grubuna girerler. Konukçusu fazladır.

Kök Ur Nematodlarının Mücadelesi

Kültürel Önlemler:
  1. Ekim nöbeti (En az 3 yıl)
  2. Temiz bitki materyali kullanmak
  3. Nematoda dayanıklı çeşitler kullanmak
  4. İç ve dış karantina önlemleri almak
  5. Topraksız tarıma geçiş sağlamak
  6. Hızla toprakta parçalanabilen organik gübrelerin kullanılması
Kimyasal Mücadele:  Çok gerekli olması halinde ruhsatlı ilaçlardan birisi kullanılabilir.
Devamını oku »